B2FiilEylem

curtail

/kɜːˈteɪl/

kısaltmak, kısıtlamak

Bağlam içinde

Örnek cümle

They curtailed the trip because of the storm.

Fırtına yüzünden geziyi kısalttılar.

The law curtails free speech.

Yasa ifade özgürlüğünü kısıtlıyor.

Eş anlamlıreduce

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla