C2İsimDuygu

cupidity

/kjuːˈpɪdəti/

doymak bilmeyen mal hırsı

Bağlam içinde

Örnek cümle

The scheme fed on ordinary cupidity.

Düzen sıradan mal hırsıyla besleniyordu.

Cupidity, not need, drove the decision.

Kararı ihtiyaç değil mal hırsı sürükledi.

Eş anlamlıavarice
Zıt anlamlıcontentment
Sıkça karıştırılır

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla