covet
/ˈkʌvət/
imrenmek, göz dikmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
He coveted his neighbour's car.
Komşusunun arabasına göz dikti.
It is the most coveted prize.
En çok imrenilen ödül bu.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.