confront
/kənˈfrʌnt/
yüzleşmek, karşı karşıya gelmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
She confronted him about the money.
Para konusunda onunla yüzleşti.
We must confront the problem.
Sorunla yüzleşmeliyiz.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.