C2İsimDoğa

confluence

/ˈkɒnfluəns/

birleşme noktası, aynı anda bir araya gelme

Bağlam içinde

Örnek cümle

The city sits at the confluence of two rivers.

Şehir iki nehrin birleştiği noktada.

A confluence of events caused the delay.

Olayların üst üste gelmesi gecikmeye yol açtı.

Eş anlamlıconvergence
Zıt anlamlıdivergence

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla