compunction
/kəmˈpʌŋkʃn/
vicdan sızısı, çekince
Bağlam içinde
Örnek cümle
He fired them without compunction.
Onları hiç vicdan sızısı duymadan işten çıkardı.
She felt some compunction about the decision.
Karar konusunda bir miktar vicdan sızısı duydu.
Eş anlamlıremorse
Zıt anlamlıindifference
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.