B2Sıfatİletişim

compelling

/kəmˈpelɪŋ/

inandırıcı, sürükleyici

Bağlam içinde

Örnek cümle

She made a compelling argument.

İnandırıcı bir sav ortaya koydu.

It is a compelling story.

Sürükleyici bir hikâye.

Eş anlamlıconvincing

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla