C2SıfatDuygu

bereft

/bɪˈreft/

yoksun kalmış; yasla boşalmış

Bağlam içinde

Örnek cümle

The argument was bereft of evidence.

Argüman kanıttan yoksundu.

She felt bereft after they moved away.

Onlar taşındıktan sonra içi boşalmış hissetti.

Eş anlamlıdeprived
Zıt anlamlıendowed

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla