beleaguer
/bɪˈliːɡə/
her yandan sıkıştırmak, kuşatmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
Debt beleaguered the company for years.
Borç şirketi yıllarca sıkıştırdı.
The beleaguered mayor resigned.
Her yandan sıkıştırılan belediye başkanı istifa etti.
Eş anlamlıbesiege
Zıt anlamlırelieve
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.