at odds
/ət ˈɒdz/
ters düşmüş, çelişki içinde
Bağlam içinde
Örnek cümle
The two ministers are openly at odds over the budget.
İki bakan bütçe konusunda açıkça ters düşmüş durumda.
His actions are at odds with his words.
Yaptıkları söyledikleriyle çelişiyor.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.