assert
/əˈsɜːt/
iddia etmek, öne sürmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
He asserted that he was innocent.
Masum olduğunu öne sürdü.
She asserted her rights.
Haklarını savundu.
Eş anlamlıclaim
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.