aptitude
/ˈæptɪtjuːd/
yetenek, kabiliyet
Bağlam içinde
Örnek cümle
She has an aptitude for languages.
Dillere karşı yeteneği var.
The test measures aptitude, not knowledge.
Sınav bilgiyi değil kabiliyeti ölçüyor.
Eş anlamlıtalent
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.