anecdote
/ˈænɪkdəʊt/
anekdot, kısa hikâye
Bağlam içinde
Örnek cümle
She told an amusing anecdote.
Eğlenceli bir anekdot anlattı.
The book is full of anecdotes.
Kitap anekdotlarla dolu.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.