ambivalence
/æmˈbɪvələns/
kararsızlık, iki arada kalma
Bağlam içinde
Örnek cümle
She feels ambivalence about moving.
Taşınma konusunda iki arada kalmış hissediyor.
His ambivalence delayed the decision.
Kararsızlığı kararı geciktirdi.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.