affluent
/ˈæfluənt/
varlıklı, refah içinde
Bağlam içinde
Örnek cümle
They live in an affluent suburb.
Varlıklı bir banliyöde oturuyorlar.
The country became affluent quickly.
Ülke hızla refaha kavuştu.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.