advantage
/ədˈvɑːntɪdʒ/
avantaj, üstünlük
Bağlam içinde
Örnek cümle
Speaking English is a big advantage.
İngilizce konuşmak büyük bir avantaj.
She took advantage of the offer.
Teklifi değerlendirdi.
Eş anlamlıbenefit
Zıt anlamlıdisadvantage
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.