abundant
/əˈbʌndənt/
bol, bereketli
Bağlam içinde
Örnek cümle
Water is abundant in this region.
Bu bölgede su bol.
There was abundant evidence.
Bol miktarda kanıt vardı.
Eş anlamlıplentiful
Zıt anlamlıscarce
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.