ability
/əˈbɪləti/
yetenek, kabiliyet
Bağlam içinde
Örnek cümle
She has the ability to learn fast.
Hızlı öğrenme yeteneği var.
His musical ability is amazing.
Müzik yeteneği hayret verici.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.